Twilight - Fan Forum

Daha Kaliteli Hizmet İçin Üye Olunuz
Twilight - Fan Forum

Üç şeyden kesinlikle emindim. Birincisi Edward kesinlikle bir vampirdi. İkincisi onun ne kadar güçlü olduğunu bilmediğim bu vampir yanı benim kanıma susamıştı.Üçüncüsü, koşulsuz ve geri dönülemez bir şekilde ona aşıktım!


    Forever Dawn - Sonsuza dek Alacakaranlık

    Paylaş

    çakma bella
    Süper Moderator
    Süper Moderator

    Aslan Domuz

    Mesaj Sayısı : 181
    Kayıt tarihi : 21/04/09
    Yaş : 21
    Doğum tarihi : 12/08/95
    Nerden : edward'ın olduğu her yerden
    İş/Hobiler : öğrenci
    Lakap : çakma xD

    Konu İkonu Geri: Forever Dawn - Sonsuza dek Alacakaranlık

    Mesaj tarafından çakma bella Bir Paz Ağus. 09, 2009 11:13 pm

    4. Bölüm (Edward)

    Ne oluyordu? Bella neden böyle davraniyordu? Yoksa onu kayip mi etmistim? Benden sikilmismiydi? Ne kadar zor bi sey di düsüncülerini bilmemek.

    „Hayir. Bu dogru degil!“ Bagiriyordu resmen. Digerleri Bellaya sadece bakiyorlardi. Dorgu dürüst düsünceleri yoktu hic birinin. Benim söylediklerimi ve Bella'nin buna karsi davranismalarini anlamaya calisiyorlardi.

    Kendimi toparlamistim sonunda. Bella kalbini ona hediye etmisti. Burada isi yoktu artik, kolundan tutup götürüyordum. Kolundan tutup götürmeye calisiyordum. Bagiriyordu

    „Beni birak!“ diye. Dinlemiyordum onu. Sevdigine götürecektim. Daha ne istiyordu? Neden cirpiniyordu?

    „Ne oluyor, Bella?“ Bütün gözler benim üzerime yapismisti. „Bana inanmiyorsun. 'Yalan' diye bagiriyorsun. Beni sevmiyorsun. Bende se-“ Bölüyordu beni. Sesi sadece kisik bir sekilde cikiyordu.
    „Ne?“ Hic bir sey anlamiyordum artik. Her sey karma karisikti.

    „Bella, seni zorlamiyacagim. Istiyorsan git. Benimle kalmak zorunda degilsin. Gidecegim buralardan. Sende hayatina bensiz devam edersin. Ben hayatina hic girmemisim gibi olur hersey.“ Sesim kesilmisti. Bunu düsünmek bile acitiyordu icimi. Ama Bella icin bunu yapabilirdim. Ondan önce bir isim vardi ama... Birini ortadan kaldirmam gerekiyordu.

    „Edward, sen ne diyorsun?“ Neredeyse üzerime atliyordu. Kalbi cok cabuk atiyordu. Neredeyse nefes alamaz hale gelmisti. Sakinlesmesi gerekiyordu.

    „Bella...“

    „Sus!“ Yeni bir huy yaratmisti sanki. Benim lafimi bölmek... Daha siki sariyordu kollariyla belimi. Ne zaman sarilmisti bana? Fark etmemistim. Simdi kollariyla boynunu sariyordu. Kokusu her zaman ki gibi bogazimi yakiyordu. Ama raziydim buna. Onu böyle kollarimda tutmanin bedeli bu yangil ise, bu bedeli ödemeye vardim. Bu bedeli ödeyebilirdim.

    Uzun süre böyle birbirimize sarili duruyorduk ayakta. Arada boynuna bir öpücük konduruyordu. Bende karisilik veriyordum. Saclari, kulaklari, yanaklari, o cikolata rengi güzel gözleri... Nasil özlemistim onu. Sakinlesmisti sonunda biraz. Nefes alisi normaline dönmüs, kalp atislarida hafiflemisti biraz. Bunun disinda cok sessizdi icerisi. Digerlerini duyamiyordum. Tabii kide cikmislardi. Bizi yalniz birakmak istemislerdi. Ama evdede yoklardi. Yoksa duyardim onlari. En azindan düsüncelerini.

    Bella'nin yoruldugunu biliyordum. Hic bu kadar uzun ayakta kalmamisti. Kollarima almistim onu. O kadar hafifdi ki... Itiraz etmiyordu. Gercekten degismisti yani. Bu kadar kisa sürede bir insan degisebilir miydi? Dogru dürüst bir soru degildi aslinda bu. Cevabi belliydi: Evet. Bir insan bu kadar cabuk degisebilirdi.

    Odama götürüyordum onu, ama nereye yatiracaktim onu? Yatagim yoktu. Gerek yoktu tabii kide. Bir yatak almam gerekiyordu böyle günler icin. Bella'nin sevecegi tarzindan. Benim tersim: yumusak ve sicak olacakti. Titriyordu benimleyken. Fark etmedigimi saniyordu. Bunu biliyordum. Benim yüzümden titriyordu. Sonunda gelmistik benim odama. Bella uyuya kalmisti. Onu yatirip digerlerini bulmam gerekiyordu. Ama Bella'yi nasil yalniz birakacaktim? Ya uyanirsaydi? Beni yaninda bulamayacakti. Ama digerlerini bulmam gerekiyordu. Bu konu bekleyebilir miydi? Josh mu? Bella mi? Bella. Kalacaktim. Josh konusu biraz daha bekleyebilirdi. Ama benim hala merak ettigim bir sey vardi. Bella neden öyle davranmisti? Josh hakkinda benim bilmedigim neyi biliyordu. Neden inanmamisti bana? Canimi yakiyordu onun o aci dolu yüzünü hatirlayinca. Sanki atmayan kalnim parcalara ayrilacakti.

    Ama simdi Bella'nin masum yüzüne bakarken unutabiliyordum o aciyi kisada olsa. Su an benim kollarimda, benim evimde, benim odamda yatiyordu. Melegimdi o benim. Bana özel bir melek, bana özel bir seytandi ayni anda. Susamiyordum su an. Biraz daha kolaydi böylece onun yaninda durmak. Yaninda yatmak. Bir vampir olsaydi... Hayir! Böyle düsünmemem gerekiyordu! Bella bir insan kalacakti. Ne pahasina olursa olsun kalbi atacakti. Bir gün bunun böyle olmayacagini bilmek acitiyordu atmayan kalbimi ama ne olursa olsun bir vampire cevirmeycektim onu. Bir insan olarak yasiyacakti ve bir insan olarak ölecekti. Ölecekti. Tekrar aciyordu kalbim. Daha siki sariyordum onu, biraz daha cekiyordum onu yanima. Sanki böyle gelecegimiz degisebilecekmis gibi. Titriyordu. Üzerini örtmek icin bir sey bulmam gerekiyordu. Hafifce cektim kollarimi onu uyandirmamak icin, ama nafile.

    „Edward?“

    „Burdayim melegim, hemen geliyorum. Üsüyorsun. Üzerine örtmek icin bir sey bulmaya gidiyorum.“

    „Gitme. Edward, burda kal. Üsümüyorum.“

    „Bella...“ Tekrar kesiyordu sözümü.

    „Lütfen, Edward, gitme.“

    „Peki, tamam.“ Almistim onu tekrar kollarima. Hemen uyuya kalmisti. Benim kollarimdaydi melegim ve bu beni degisik ama cok güzel bir sekilde rahatlatiyordu.

    Gece bir daha uyanmamisti. Misil, misil uyumustu kollarimda. Ilk gecirdigimiz gece gibi. Ne kadar cok sey degismisti. Saatin kac oldugunu bilmiyordum. Dikkat etmemistim. Bella'yi seyretmistim. Melegimi. Adimi sayiklamisti bütün gece. Benim adimi ve annesinin adini sayiklamisti. Cok merak ediyordum acaba ne görmüstü? Renée'yi uzun zamandir sayiklamiyordu. Acaba bir sey mi olmustu? Benim bilmedigim bir sey?

    Bella yavas, yavas kendine geliyordu. Sesi daha güclü cikiyordu, bir sayiklama degildi artik.

    „Edward?“ Uyanmisti. Kalbi daha cabuk atiyordu ve nefesi hizlanmisti sanki biraz.

    „Burdayim, melegim.“ Elleri bir sey ariyorlardi, ve sonunda benim ellerimi bulmuslardi. Biraz daha yaklasiyordu. Yüzünde tanimadigim bir sey vardi. Sanki melegim hem aci cekiyor, hemde utanc duyuyordu.

    „Özür dilerim.“ Yüzünü gögüsümde saklamisti ve ben yüzünü göremiyordum. Ama kelimelerinede anlam veremiyordum.

    „Neden?“

    „Dün aksam icin.“ Biraz durakladiktan sonra cikmisti bu kelimeler Bella'nin agizindan ve bu kelimeler acitiyordu icimi, cünkü Bella'nin dünkü hali geliyordu aklima. Kelimeleri, yüzü... Aninda her yerim sertlesiyordu. Bella'nin bunu fark ettigini biliyordum. Dahada yaklasiyordu bana.

    „Edward...“ Cevap vermiyordum.

    Birden sesler duymaya basladim. Ailem geri gelmisti. Ve simdi konusmanin vaktinin geldigini üsünüyorlardi.

    „Bella. Carlisle ve digerleri geldi.“ Hemen kalkiyordu. Sacini düzeltmeye calisiyordu.

    „Inelim.“ Beraber asaya inerken herkesin bu kez oturma odasinda toplandini duyuyordum. Piyanomum yaninda belkiyorlardi bizi.

    Yanlarina geldigimizde Alice hemen konuya girmek istiyordu. Ama benim önce Bella'ya bir soru sormam gerekiyordu.


    „Simdi...“

    „Bir dakika Alice.“ Önce bu soruya bir cevap istiyordum. „Bella?“

    „Efendim, Edward?“

    „Dün...“ Kendimi toparlamam gerekiyordu. „Dün neden öyle davrandin?“ Hepimiz Bella'nin cevabini bekliyorduk. Ve Bella hepimize teker, teker bakip, nasil cevap verebilecegini düsünüyordu. Ve ben su an anlamistim. Bella'nin verecegi cevap benim hareketlerimi degistirebilirdi...

    BeLLs_dyq_éd*
    Bağımlı Üye _seviye 2
    Bağımlı Üye   _seviye 2

    Mesaj Sayısı : 1128
    Kayıt tarihi : 27/05/09
    Nerden : ForKsTann xD
    İş/Hobiler : TwiLiqhT (:
    Lakap : Duyi xD

    Konu İkonu Geri: Forever Dawn - Sonsuza dek Alacakaranlık

    Mesaj tarafından BeLLs_dyq_éd* Bir Salı Ağus. 11, 2009 3:53 pm

    bundan sonra bölümleri sn mi eklycn cnm??
    çok güzelmiş ayrıca bu Josh kim ya merak ettim (=


    _________________




    KübraCullen
    Süper Moderator
    Süper Moderator

    Boğa Köpek

    Mesaj Sayısı : 91
    Kayıt tarihi : 16/04/09
    Yaş : 22
    Doğum tarihi : 17/05/94
    Nerden : ♥Forks♥
    İş/Hobiler : ♥Edward Cullen♥
    Lakap : Mrs. Cullen

    Konu İkonu Geri: Forever Dawn - Sonsuza dek Alacakaranlık

    Mesaj tarafından KübraCullen Bir Paz Ağus. 23, 2009 8:38 pm

    ohh ohh zeynep eklemis


    _________________


    Team

    ♥Jakeward♥

    ısabella90
    Yeni Üye _ seviye 1
    Yeni Üye   _ seviye 1

    Yengeç Maymun

    Mesaj Sayısı : 2
    Kayıt tarihi : 01/09/09
    Yaş : 24
    Doğum tarihi : 02/07/92
    Nerden : forkkss xD
    İş/Hobiler : edward cullen xD voleybol vazgeçilmezimmm
    Lakap : edwardd_qolikkk

    Konu İkonu Geri: Forever Dawn - Sonsuza dek Alacakaranlık

    Mesaj tarafından ısabella90 Bir Salı Eyl. 01, 2009 3:50 am

    ben yeni üye oldm sitenize sennde yeni okuyucunum kübra hikayeni okudm ve çok beğendm cnm ve hemen yb istiorummm

    bbuussrraa
    Moderator
    Moderator

    Yay Horoz

    Mesaj Sayısı : 456
    Kayıt tarihi : 27/06/09
    Yaş : 23
    Doğum tarihi : 08/12/93
    Nerden : İzmir
    İş/Hobiler : Öğrenci
    Lakap : VesTa*

    Konu İkonu Geri: Forever Dawn - Sonsuza dek Alacakaranlık

    Mesaj tarafından bbuussrraa Bir Perş. Eyl. 03, 2009 4:57 am

    spr

    Lorella
    Yeni Üye _ seviye 1
    Yeni Üye   _ seviye 1

    Mesaj Sayısı : 7
    Kayıt tarihi : 10/09/09
    Nerden : Los Angeles

    Konu İkonu ......

    Mesaj tarafından Lorella Bir Perş. Eyl. 10, 2009 3:57 pm


    KübraCullen
    Süper Moderator
    Süper Moderator

    Boğa Köpek

    Mesaj Sayısı : 91
    Kayıt tarihi : 16/04/09
    Yaş : 22
    Doğum tarihi : 17/05/94
    Nerden : ♥Forks♥
    İş/Hobiler : ♥Edward Cullen♥
    Lakap : Mrs. Cullen

    Konu İkonu Geri: Forever Dawn - Sonsuza dek Alacakaranlık

    Mesaj tarafından KübraCullen Bir Ptsi Eyl. 14, 2009 1:12 am

    yeni bölüm buyrun...

    5. Bölüm (Bella)

    Ne diyecektim? Gercegi söylecek olsaydim, Edward cildiracakti. Ama belkide duymustu aklinda. Belkide biliyordu olanlari. Herkez bana bakiyordu. Yedi cift altin rengi gözler benim üzerimdeydi. Yalan söyleyemezdim. Ne diyecektim? Edward, Josh bir vampir olamaz cünkü... Bir yalan bile gelmiyordu aklima. Dogruyu söyleyemezdim. Edward'dan ayrilacagim demekti bu. Nasil diyecektim Josh'u birazda olsun sevdigimi, ona birazda olsun asik oldugumu... Inanamamistim. Ben sadece vampirlere asik olmayi mi basara biliyordum? Yada baska bir soru: Buna ask denebilir miydi? Kaolay bir soruydu düsündügümde aslinda. Hayir, ask degildi Josh'a karsi hissettigim. Dostluk muydu peki? Hayir. Kardesim gibiydi. Galiba. Ne hisstediyordum? Hayir, bir kardesde degildi. Günlügümdü Josh benim. Evet, günlügüm. Sirlarimi paylastigim günlük. Herseyimi anlatmistim ona. Forks'u, buradaki hayatimi, Edward'a olan askimi... Tabii vampirler hakkinda bir kelime cikmamisti agizimdan.
    „Bella?“ Edward beni düsüncelerimden gerceye geri getiriyordu. „Cevap verecek misin?“ O güzel gözlerinin icine baktim. Nasil vermezdim ona istedigini?
    „Evet.“ Dilimi isiriyordum. Hala ne cevap verecegimi bilmiyordum. Neden öyle davranmistim? Bilmiyordum. Sanki cevabim gercekmis gibi icimden bir his geciyordu. Bilmiyordum. Yine o his... Ve Edward'in bana bakan yumusasik gözlerini görünce hemen, ben fark etmeden, cikiyordu daha yeni gercek oldugu anladigim o kelime.
    „Bilmiyorum.“ O kadar cabuk sertlesiyordu ki o sicak gözleri.
    „Söylemek istemiyorsan söyleme. Ama söyleyeceksende bana gerceyi söyle, Bella.“ Melegim dememisti bana. Dün geceden beri hep melegim diye hitap ediyordu bana. Bu kez Alice döndürüyordu beni gercege.
    „Baslayabilir miyim?“
    „Lütfen, Alice, aciklamak istiyorum.“
    „Neyi? Josh'a karsi olan askini mi?“ Daha sert cikiyordu sesi. Ama dogruyu söylüyordu. Neyi anlatacaktim ona? Bir sey söylemem gerekiyordu.
    „Hayir, ama dediginin cok azda olsa birazi dogru. Ben Josh'a asik oldugumu saniyordum.“ Benden baska herkez nefes almayi kesmisti ve Emmett'le Jasper Edward'in yanina geliyorlardi. Yüzünden anlamistim. Edward her an bir delilik yapabilirdi. Onu sakinlestirmem gerekiyordu.
    „Dinle, lütfen. Bu düsüncem dogru degil. Biraz önce bana sordugunda anladim. Josh benim icin sadece herseyimi anlatabilecegim bir insandi. Yani bu yasadiklarimi bir insan gözüyle gören bir kisi. Tabii in-“ Rosalie lafimi bölmüstü.
    „Nasil yani? Bizden mi bahsettin ona?“ Üzerime dogru yürüyordu. „Seni pislik. Igrenc bir yara-“ Aramizda bir kac metre bile kalmamisti daha. „Seni...“ Alice sözünü kesiyordu.
    „Rose!“
    „Kes sesini!“ Her kelimesiyle daha da yaklasiyordu bana. Benim gözlerim Edward'i ariyordu. Korkmuyordum ve cok sakindim nedense. Edward beni kurtarirdi. Yani önceden öyleydi. Peki simdi? Gözlerim ama o aradigi melek yüzü bulamiyordu. Oda'da yoktu Edward. Artik sakin degildim. Korkmaya baslamistim. Edward neredeydi? Rosalie ve digerlerinin düsüncelerini duymasi gerekiyordu en azindan. Rosalie küfürler saldiriyordu ve simdi tam önümdeydi. Birazdan ölecektim ama önemli degildi artik. Benim hayatimin anlami icin yasamam önemli degilse yasamak benim icinde önemli degildi.
    „Son duani et!“ Sadece bir fisildamaydi ama Rosalie'nin kelimelerini cok iyi bir sekilde duyuyordum. Alice bagriyordu:
    „Hayir! Rose yapma! Emmett! Jasper! Bir seyler yapin! Carlisle, neden susuyorsun?“ Bosunaydi bütün kelimeleri. Ben birazdan ölecektim ve bunda degistirebilecek bir sey yoktu. Agzimdan Alice'in sorusunu cevaplayacak kelimeler cikacak miydi bilmiyorum ama denemeye degerdi. Denemek bedavaydi.
    „Ben biliyorum, Alice.“ Cikartabilmistim gercekten o kelimeleri. Alice susmustu ve simdi beni dinliyordu. „Bana güvenmiyorlar.“ Fisildiyordum sadece ama beni herkezin duydugundan emindim.
    „Bella...“ Esmede benim gibi sadece fisildiyordu ama onu cok net bir sekilde duyuyordum.
    „Sus, Esme. Lütfen. Kalbini kirmak istemiyorum.“ Zaman gectikce, dakikalar, saniyeler gectikce kendime geliyordum. Sesim gittikce kendi halini aliyordu, sadece bir fisildama degildi artik, emin ve daha sesli cikiyordu. Salon cok sessizdi. Normalinde bu evde oldugum zaman cok hizli atan kalbim ve gereginden sesli nefesin cinliyordu oda'da. Ama simdi her yer cok sessizdi. Arka planda Emmett'in gülüs sesi bile yoktu. Sessizlik ilk kez rahatlatiyordu beni ve ben bu sessizlik sayesinde az da olsa bu kadar sakindim. Icimden herkeze bagirmak geliyordu. Sinirimden kurtulmak. Ama bu sinir aciyi kapliyordu ve ben aci hissetmiyordum. Üzgündüm sadece. Demek ki Edward bana bu kadar deger bile vermemisti. Yasamam onun icin önemli degildi demek. Edward beni terk etmisiti. Beni önemsemiyordu ve belkide hic önemsememisti. Bundan emindim. Bir vampir bile neden beni önemsemek istiyebilirdi ki? Nasil sevebilrdi? Beni? Güzel bile degildim. Sakar ve cirkin bir genc kizi kim sevebilirdi? Hic kimse. Bir vampir bile sevemezdi. Bu mümkün degildi ve ben su an bunun yüzünden kendime kiziyordum. Ne kadar salaktim? Nasil inanabilmistim onun igrenc yalanlarina?
    „Bella, n'olur aglama!“ Fark etmemistim gözlerimde yaslarin toplandigini, o yaslarin aktigini... Alice sarilmisti bana. Bana tek güvenen, beni gercekten taniyan, beni seven tek kisi... Bir vampir olsa bile... Gözlerimin yaslarini kazagimin kollarina siliyordum. O almisti bana bu kazagi ve ben bu kazagi yakacaktim.
    Ama bundan önce benim buradan kurtulmam gerekiyordu. Charlie icin, Renee icin, ailem icin... Güclü olmam ve buradan yasayarak cikmam gerekiyordu.
    „Aglamiyorum, Alice.“ Kendimi Alice'den kurtariyordum. Ama aslinda saatlerce onun soguk ve sert kollarinda aglayabilirdim. Buna ihtiyacim vardi. Ama ben kendimi degil ailemi düsünüyordum ve onlar icin burdan kurtulmam gerekiyordu, yasayarak bir sekilde. Ailem icin... Renee, Charlie... Hayir! Bu olamazdi. Ben Charlie'yi tamamen unutmusutum. Hemen burdan cikmam gerekiyordu.
    „Bana güvenmiyorlar, Alice.“ Peki Alice güvenmismiydi bana? Alice görmüstü ondan haric Josh'un yüzünü onunla el sikisirken. Ama Alice bana inaniyordu, güveniyordu. Bir tek bunu bilmem gerekiyordu su an. Bana güvenen ve inanan birisinin olmasi.
    „Hic güvenmediler.“ Simdi digerlerine dönüyordum. Onlarla konusacaktim.
    „Korkmayin.“ Sesimde sanki dalga gecer gibi bir ton vardi. „Josh'a, yada baska birisine sizle ilgili hic bir sey anlatmadim.“ Ses tonum degisiyordu. Kizginlik duyabiliyordum. „Siz beni hic tanimadiniz mi? Oysa ben sizi akillari baslarinda, kandirilamiyan vampirler saniyordum. Iyi bir yalancida degilim üsttelik. Nasil baska düsünebilirsiniz ki?“ Teker, teker yüzlerine bakiyordum. Aralarinda biraz önce umut'la aradigim o melek yüzlü vampir vardi. Ona pek dikkatimi vermiyordum. Biraz önce o beni ölümle yalniz birakmisti. Beni ilgilendirmiyordu o. Ama onu düsünmek bile acitiyordu kalbimi. Onu bulamadigim an olusan deligi büyütüyordu.
    „Gitmek istiyorum.“
    „Ben seni götürürüm.“ Üc vampirin agizindan ayni anda cikiyordu bu kelimeler. Onun, Alice'in ve Carlisle'in. Digerlerini duymamis gibi davraniyordum.
    „Hadi o zaman, Alice, beni eve birak lütfen.“ Alice hemen yukari cikiyordu cantalarimi almak icin. Beni diger alti vampirle yalniz birakiyordu.
    „Bella...“ Sasirmisitim ve bu saskinligin yüzümde okunabildigini biliyordum. Benim adim Rosalie'nin agizindan cikmisiti.
    „Özür dilerim.“ Biraz önce o okunabilindigini düsündügüm saskinlik okunamadiysa, bu saskinligin okunabilindigine emindim.
    „Ney icin? Bana gercekleri gösterdigin icin mi? Hayir, Rosalie. Özür dileme. Hatta ben sana tesekkür ederim. Senin sayende gercekleri ögrendim...“ Biri sözümü bölmek istiyordu.
    „Hayir. Duymak istemiyorum. Rosalie, her ne kadar gercekler hosuma gitmesede, senin sayende ögrendim. Bunun icin sana gercekten cok tesekkür ederim.“ Alice nerde kalmisti? Daha kalmak istemiyordum bu evde. Buraya kalan anilalarimin güzel olmasini istiyordum. Ama dakikalar, saniyeler gectikce zorlasiyordu bu istegimi gerceklestirmek. Sonunda gelmisti Alice, ama yaninda sadece benim cantalarim yoktu. Jasper ve Esme Alice'e büyük saskinlikla bakiyorlardi.
    „Nere-“ Alice Jasper'in sorusunu bölüyordu.
    „Artik burda kalamam Jasper.“ Cok üzgün cikiyordu o kelimeler Alice'in agizindan. Aglayabilse agliyacakmis gibiydi. Bunu istemiyordum Alice'i üzmeyi istemiyordum. Arabada konusacaktim. Benim yüzümden Cullen ailesinin parcalanmasini istemiyordum.
    „Bende geliyorum.“ Jasper ve o sanki birbirlerinin düsüncelerini duyabiliyorlardi. Ama tabii ki o okuyordu Jasper'in düsüncelerini. Ve sanki Alicele önceden anlasmis gibi bizde ayni anda „Hayir!“ diye bagiriyorduk. Biliyordum, su anda bu yapilmazdi, ama ben kendimi tutamiyordum ve kahkahalar atmaya baslamistim. O kadar sesliydi ki, sessiz oda yankiliyordu kahkahami. Bana saskin gözlerle bakan yedi vampir herhalde cildirmis oldugumu düsünüyorlardi. Bugün cok *** olmustu ve ben saymayi birakmistim: Alice tekrar bölüyordu beni.
    „Bella, gidelim mi artik?“
    „Olur.“ Havam cok yerindeydi. Galiba gercekten cildiriyordum.
    Ikimizde kimseden vedalasmamistik. Ben icimden hala gülerken, Alice gözlerini yoldan ayirmiyordu.
    „Alice?“ Sakinlesmistim biraz.
    „Efendim, Bella?“
    „Benim yüzümden evinden olmani istemiyorum. Lütfen evinden ayrilma.“
    „Bella, ne olur böyle yapma.“ Yola daha dikkatini vermiyordu ve bu beni cok korkutuyordu.
    „O eve bir daha dönemem. Olmaz. Onlari hic tanimamisim ve ben tanimadigim kisilerle ayni evde kalamam.“ Beni bu kelimeleri üzüyordu. Benim yüzümden evinden olmustu, ailesinden...
    „Peki nerde kalacaksin?“ durakliyordu cevap vermeden önce.
    „Ähmm... Bella, ben sizde kalacagimi görüyorum.“ Nasil? Peki ben onu nasil unutacaktim? Kadesi hep yanimdayken, onu nasil unutabilecektim? Ama onlardan birisinin yanimda olmasina ihtiyacim vardi. Bunun yüzünden igtiraz etmiyordum.
    „Bella?“
    „Efendim, Alice?“ Rahattim. Hic olmadigim kadat rahattim.
    „Iyi misin?“
    „Evet.“ Iyidim, gercekten iyidim. Ama bunun gece degisecegini biliyordum.
    „Ben simdi patlarsin saniyordum. Yani ben sizde kaliyorum diye.“
    „Yok, hayir. Cok sevindim.“ Kasini kaldiriyordu. Bana inamamisti. Onu ikna etmem gerekiyordu. „Alice, bak. Biz onunla ayrildik. Onunla. Yani biz arkadasiz, kardesiz, Alice. Ve ben senin o eve dönmeyecegini biliyorum. Yani seni geri göndermek icin iyi bir fikir bulana kadar benimle kalman gerekiyor.“ Simdi ikna olmusa benziyordu. Sonunda ikna edebilmistim Alice'i.
    „Bella?“
    „Mhmm?“
    „Daha ne gördügümü merak etmiyor musun?“
    „Hayir.“
    „Gercekten mi?“
    „Evet, gercekten, Alice. Ben gelecegimi su an bilmek istemiyorum.“ Daha sessiz bir sekilde sunlari ekliyordum sözlerime:
    „Bir tek sey haric.“
    „Nedir o?“ Yutuyordum bogazimdakini.
    „Beni hala...?“ Daha konusamiyacaktim. O kelimeleri agizimdan cikartamiyacaktim. Ama Alice anlamisti. Beni gercekten cok iyi taniyordu.
    „Evet, Bella. Seni hala bir vampir olarak görüyorum.“ Yani bu aciyi sonsuza dek cekecektim. Sonsuza dek alacakaranlik'ta yasayacaktim bu aciyi.
    Biraz zaman daha geciyordu. Neden hala varmamistik? Evime gitmek istiyordum. Charlie'nin yanina. Charlie! Aman tanrim! Ona ne diyecektim? Simdi disaridaki agaclar sanki ucuyorlardi. Nasil aciklayacaktim ona geceyi evde gecirmedigimi?
    „Alice?“ Sesim sadec kisik bir sekilde cikiyordu.
    „Efendim, Bella? Seni dinliyorum.“
    „Charlieye ne diyecegiz? Bütün gece evde degildim...“ Alice arabayi sag tarafa cekiyordu. Beraber sessiz bir sekilde düsünüyorduk Charlieye ne söyleyecek oldugumuzu...


    senaryoya yönelik yorumalar yapalim lüften..
    ama orumlarinizi bekliyorum=]


    _________________


    Team

    ♥Jakeward♥

    bbuussrraa
    Moderator
    Moderator

    Yay Horoz

    Mesaj Sayısı : 456
    Kayıt tarihi : 27/06/09
    Yaş : 23
    Doğum tarihi : 08/12/93
    Nerden : İzmir
    İş/Hobiler : Öğrenci
    Lakap : VesTa*

    Konu İkonu Geri: Forever Dawn - Sonsuza dek Alacakaranlık

    Mesaj tarafından bbuussrraa Bir Ptsi Eyl. 14, 2009 5:11 am

    devamını bekliors


    _________________







    alesta
    Yeni Üye _ seviye 1
    Yeni Üye   _ seviye 1

    Mesaj Sayısı : 4
    Kayıt tarihi : 26/01/10
    Nerden : malatya

    Konu İkonu bu hikayeyi yazan arkadaşa

    Mesaj tarafından alesta Bir Salı Ocak 26, 2010 10:07 pm

    meraba
    hikaye süper ama ben yeniym sitedeki çoğu şeyi anlamıyrm
    bana yardmcı olur musunz

    alesta
    Yeni Üye _ seviye 1
    Yeni Üye   _ seviye 1

    Mesaj Sayısı : 4
    Kayıt tarihi : 26/01/10
    Nerden : malatya

    Konu İkonu Geri: Forever Dawn - Sonsuza dek Alacakaranlık

    Mesaj tarafından alesta Bir Salı Ocak 26, 2010 10:20 pm

    şey ben anlamıyrm siz hikayeyi baştan mı yaratıyorsunuz

    Sponsored content

    Konu İkonu Geri: Forever Dawn - Sonsuza dek Alacakaranlık

    Mesaj tarafından Sponsored content Bugün 2:27 am


      Forum Saati Paz Ara. 11, 2016 2:27 am